Başbakan çıldırmış olmalı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Taksim'de basın açıklaması yapmak isterken polis saldırısına uğrayan DTP'lilere pompalı tüfekle saldıranlara 'savunma' diye destek çıkmasına tepki yağıyor.
Bu açıklamanın toplumda kamplaşmayı körükleyeceği ve linç kültürünü meşrulaştıracağı uyarısı yapılırken, konuya ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulunan öğretim üyeleri, hukukçular, siyasetçiler, sosyologlar, meslek odaları ve insan hakları örgütü temsilcileri Başbakan'ı sorumlu davranmaya çağırdı.
Van'da yaptığı konuşmasında "Kürt kökenli, Kürtlüğüyle övünebilir" diyen Erdoğan, önceki gün DTP'lileri insan düşmanı, insan onuruna saygısız ve oy devşirme çabası içinde olmakla itham etti ve "Sabır nereye kadar kendisini savunacaktır?" dedi.
Lübnan Başbakanı Fuat Sinyora ile düzenlediği ortak basın toplantısında bir gazetecinin, pompalı tüfek olayını hatırlatarak, "Ülke çatışma ortamına mı sürüklenmek isteniyor? Vatandaşlara ne tavsiye ediyorsunuz" sorusuna Erdoğan şu yanıtı verdi: "Eğer siz vatandaşın mağazasının camlarını indirirseniz, hayatına kastederseniz, hayatına kastettiğiniz vatandaş kalkıp da eğer elinde böyle bir tedbiri, böyle bir imkanı varsa o da kendisini savunma yoluna gidecektir."
Şiddeti körükler
İstanbul Bilgi Üniversitesi Siyaset Bilimi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayhan Kaya, Erdoğan'ın bu söyleminin aslında siyasi iktidarın içinde bulunduğu yönetme zafiyetini gösterdiğini vurguladı. Kaya, "İnsanlar toplumsal sorunların çözümü sürecinde düzenleyici ve sorun çözücü nitelikteki devlet kurumlarının ve siyasal aktörlerin etkin olamadığı durumlarda kendi çözümlerini üretme eğilimine girerler" diye konuştu. Başbakan'ın söyleminin siyasi erki elinde bulunduranlar tarafından söylendiği için çok tehlikeli olduğuna dikkat çeken Kaya, bunun doğal durumu meşrulaştıracak ve şiddeti körükleyecek bir riski de beraberinde taşıdığını dile getirdi.
Vahşi Batı kültürü oluşturuluyor
Bu sözlerin 'bireysel silahlanmayı hoş görme' tavrı olduğunu söyleyen Sosyolog Neşe Erdilek, toplumda zaten şiddet yanlısı bir eğilim olduğuna dikkat çekerek "Her gün polisten şiddet gören birileri ortaya çıkıyor. Zaten ailede de şiddet var" dedi. Erdilek, 'Vahşi Batı' kültürünün oluşturulmaya başlandığına dikkat çekti. Başbakan'ın açıklamalarının 'ürkütücü' olduğunu dile getiren Erdilek, toplumun zaten korku içinde yaşadığını söyledi. Erdoğan'ın 'tek millet, tek vatan' sözlerini eleştiren Erdilek, "Bu Kürtler için kullanılmış ama herkes için de kullanılabilir. Kendi gibi görünüp düşünmeyenlere 'sen git burası benim' diye herkes söyleyebilir. Hem şiddet kültürünün gelişmesi hem de hoşgörüsüz bir ortamın oluşması çok ürkütücü" diye konuştu.
Başbakan çığırından çıktı
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Başkanı Serdar Harp, Başbakan Erdoğan'ın sözlerine tepki göstererek, "Ateşle oynamaktan vazgeçin. Çünkü bu ateş sadece sizin elinizi değil, tüm ülkeyi yakacaktır" uyarısında bulundu. Harp yaptığı açıklamada, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın son günlerde yaptığı açıklamalarla çığırından çıkmış" dedi. (İstanbul/EVRENSEL)


2008'de pompalı, 2006'da kılıçlı
Geçtiğimiz pazar günü Taksim'de basın açıklaması yapmak isteyen DTP'lilere pompalı tüfekle saldırıda bulunulan bölgede daha önce de benzer olaylar yaşanmıştı. Bu olaylar saldırının tesadüf olmadığını gösterirken, Başbakan'ın çağrısının ne kadar tehlikeli olduğunu göler önüne serdi. 2006'da yapılan eyleme, bölgede bulunan kişi ve çevreler tarafından kışkırtıldığı belirtilen bir grup kılıç ve döner bıçaklarıyla saldırmıştı. Döner bıçaklarının ve kılıçların kullanıldığı çatışmadan, pompalı tüfeklerin kullanıldığı çatışmalara yaşanan süreç uzun süre hafızalardan silinmeyecek.


DTP İstanbul İl Başkanı tutuklandı
Pompalı saldırının gerçekleştiği eylem nedeniyle Demokratik Toplum Partisi (DTP) İstanbul İl Başkanı ve Fatih İlçe Başkanı tutuklandı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün internet sitesinde yapılan basın açıklamasında, eylemlerde 61 kişinin gözaltına alındığı ifade edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıslardan DTP İstanbul İl Başkanı Halil Aksoy ile Fatih İlçe Başkanı Mehdi Tanrıkulu'nun tutuklandığı diğer DTP'lilerin ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı kaydedildi. DTP'li il ve ilçe başkanları 'terör örgütü propagandası yapmak ve kanunsuz eyleme çağrı' iddialarıyla tutuklandı. Öteyandan il binalarında açıklama yapan DTP'liler tutuklama kararına tepki gösterdi.


Linç kültürüne 'açık çek'
Hukukçular, insan hakları örgütleri ve eski milletvekilleri, Başbakanın linç kültürünü ve toplumda kamplaşmayı hızlandıracak açıklamalar yaptığına dikkat çekerek Başbakanın çığırından çıktığını belirtti.
Erdoğan'ın sözlerini, linç girişimlerini meşrulaştırmayı sağlayacak 'açık çek' olarak değerlendiren Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar, "Kuşkusuz bunun kitlesel olaylarda yansıması çok daha vahim olur. Tek kişinin girişimi olmaktan çıkıp, bunu kendilerine meşru dayanak sayan gruplar, DTP eylemlerine silahla ya da başka şeylerle saldırabilir" diye konuştu. Başbakanın hukuka aykırı çağrıda bulunarak açık linç işareti vermesinin akıl alacak bir şey olmadığını ifade eden Sancar, "Bunu şimdiye kadar başkaları yaptı. Ama sürekli demokrasiden bahseden birkaç ay önce 'ya sev ya terk et' sloganını milliyetçi bulan başbakanın bunları söylemesi çok vahim" dedi.
'Kabul edilebilir değil'
Her şeyin hukuk ve meşru çerçevelerde olmasını istediklerini belirten Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, herkesin düşüncelerini açıkça söylediği bir ülkede ifade özgürlüğünden yana olduklarının altını çizdi. Özok, "Herkesin birbirini anlamaya çalışması gerekiyor. Biz her aşamada, her koşulda soğukkanlı ve peşin hükümsüz anlayışımızı yaymaya çalışıyoruz, çalışmalıyız" dedi.
Başbakanın sözlerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirten MAZLUMDER Genel Başkanı Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, Altınova'da yaşanan olayları hatırlattı. Yaşanan olaylarda güvenlik güçlerinin gerekli tedbirler alarak müdahale edebileceğini anlatan Gergerlioğlu, "Vatandaşı birbirine düşüren ve 'bu doğaldır' demek de yanlış bir şey" dedi. Başbakanın sözlerinin linç kültürün kışkırtılabileceği uyarısında bulunan Gergerlioğlu, Başbakanın başlattığı gerginliği bir kenara atması gerektiğini belirterek, Kürt sorununun çözümünün barışın uzlaştırılması olduğunu söyledi.
'Ateş edenin yanında polis var'
İHD Genel Başkanı Avukat Öztürk Türdoğan, Başbakanın açıklamasını "talihsiz ve kendi bulunduğu mevkii ile bağdaşmayan" bir konuşma olarak yorumladı. Açıklamanın hak ihlallerinin ve bireysel silahlanmanın önünü açabileceğine işaret eden Türdoğan, "Güvenlik güçlerinin işi vatandaşlara havale edilerek, güvenlik güçlerinin başka işleri olduğunu ima eden bir yaklaşım var. Başbakan olayı iyi analiz edip açıklama yapsaydı daha iyi olurdu. Çünkü aynı olayı biz de televizyonlarda izlediğimizde ateş açan vatandaşın yanında polis de var. Bu doğal vatandaş tepkisi şeklinde değerlendirilemez. Umuyoruz ki başbakan olayları iyi analiz eder ve açıklamasını düzeltir" dedi. Açıklama ile linç kültürünün önünün de açılacağını belirten Türdoğan, Başbakanı sorumlu davranmaya çağırdı.
'Kamplaştıracak açıklamalardan uzak durmalı'
Hakkari CHP eski Milletvekili Esat Canan, Başbakan'ın sözlerini kınadığını belirterek, "Bir ülkenin başbakanının üzerine düşen görev, her ne olursa olsun tüm kesimleri sağduyulu olmaya davet etmektir" dedi. Başbakan'ın toplumu kışkırtacak, kamplaştıracak ve çatışma ortamını körükleyecek açıklamalardan uzak durması gerektiğini belirten Canan, Başbakan'ın açıklamalarının, linç ortamını ve şiddetten medet umanları cesaretlendireceğini kaydetti. Canan, Başbakan'ın üzerine düşen görevin toplumun sağduyulu davranmasını sağlayacak önlemleri almak ve Kürt sorununun demokrasiyle çözülmesini sağlayacak adımları atmak olduğunu ifade etti. Canan, "Bu adımlar atılırsa herkes görecektir ki bu şiddet ortamı son bulacaktır. Başbakan artık bu sorunu bir güvenlik sorunu olarak görmekle sorunun çözülemeyeceğini anlamak ve buna uygun adımlar atmak zorundadır" diye konuştu.

Evrensel

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basında MazlumderTarih 2008-11-05
Okunma Sayısı : 1615
OHAL Raporu
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 5 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2533410

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari