Yargı, öğrenci andı dayatmasının aracı olmamalıdır

Danıştay’ın vesayet dönemlerini hatırlatan ÖĞRENCİ ANDI kararını protesto etmek ve o günlerin zihniyetine dönmek isteyen çevrelere karşı bir duruş sergilemek maksadıyla derneğimizce bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Tüm şubelerimizin iştirak ettiği basın açıklaması, her ilde farklı STK'lar tarafından da desteklendi. Etkinlikte okunan basın metni şöyledir:

Danıştay 8. İdare Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin "Öğrenci Andı" başlıklı 12. maddesini yürürlükten kaldıran 2013 yılına ait düzenlemesi hakkında açılan davada oy çokluğuyla iptal kararı vermiş bulunmaktadır.
Eski Milli Eğitim bakanlarından Türkçe ezan zulmünün de mimarı olan Reşit Galip’in 1933 yılında yazdığı metne, 1972 yılında yapılan değişiklikle, "Türküm, doğruyum, çalışkanım" ve "Ne mutlu Türküm diyene" şeklinde cümleler de eklenmiştir.

MAZLUMDER’in, 2009 yılından itibaren diğer duyarlı insanlarla birlikte yürüttüğü “Andımız kaldırılsın” kampanyası sonuç bulmuş ve bu uygulamadan yönetmelik değişikliğiyle vazgeçilmişti. Hükümetin yaptığı bu doğru fiille milyonlarca öğrenci insan haklarına aykırı metni her sabah okumaktan kurtulmuştu.

Danıştay iptal gerekçesinde, “idari istikrar” vurgusu yaparak 1933 yılından beri okutuluyor olunmasını, “hukuka güven” ilkesi gereği olarak doğru bulmuş, “eşitlik” ilkesini de gerekçe göstermiştir. Oysa yanlışta ısrarın doğruluk yönünden kıdem kazandırmayacağı aşikârdır. Bilimsellikten uzak, çağdışı bir metnin kaldırılmaması için Danıştay’ın bilimsel bir gerekçe araması ise ayrı bir garabettir.

Danıştay dairesi, bu kararı ile “yerindelik denetimi yasağı” ilkesini açıkça ihlal ederek idarenin yerine geçip yetki ve takdir hakkını gasp etmiştir.

Türkiye’de yaşayan tüm diğer etnik kimlikleri yok sayan ve yürürlükten kaldırılan “Andımız” metni insan haklarına açıkça aykırı bir metindir. Hiçbir çocuk askeri düzen içinde hizaya alınarak ideolojik, milliyetçi- ırkçı ifadelerle “varlıklarını birilerinin varlığına armağan” etmeye mecbur bırakılamaz. Cumhurbaşkanının da zamanında ifade ettiği üzere 30’lardaki Hitler ve Stalin gibi toplumu formatlamaya dönük bu tür uygulamaların hiç kimseye bir erdem kazandırmayacağı aşikârdır.

MAZLUMDER olarak hiçbir insanın bir ırka mensubiyeti nedeniyle doğuştan üstün olamayacağını, her türlü ırkçı yaklaşım ve uygulamanın karşısında olduğumuzu bir kez daha deklare ediyoruz.

Bütün dinlerin yasakladığı, insan fıtratına aykırı, başta Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere Türkiye’nin taraf olduğu tüm uluslarası insan hakları metinlerine aykırı olan “Andımız”ın yargı kararıyla tekrar geri getirilmesine karşı çıkıyor, Danıştay’ın temyiz merciinde insan haklarına aykırı bu kararı bozacağını ümit ediyor ve takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.

MAZLUMDER

Destek veren tüm dostlara teşekkürler.

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2018-10-25
Okunma Sayısı : 148
OHAL Raporu
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 5 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2561615

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari