Sur’daki Çatışma Bölgesinde Mahsur Kalan Sivillerin Tahliyesi İçin Yapılan Girişimler ve Çağrımız

Sur’daki Çatışma Bölgesinde Mahsur Kalan Sivillerin Tahliyesi İçin Yapılan Girişimler ve Çağrımız

MAZLUMDER Genel Merkezi, Diyarbekir’in Sur İlçesi’ndeki çatışma bölgesinde mahsur kalan sivillerin güvenli bir şekilde tahliye edilebilmeleri için Diyarbekir Şubesi ile birlikte yürüttüğü girişimler hakkında aşağıdaki bilgilendirmeyi ve çağrıyı yapmaktadır.

Diyarbekir’in Merkez Sur ilçesinde bulunan sivil vatandaşların devam eden çatışmalar sebebiyle bölgede mahsur kaldığı ve çatışmalardan korunmak için bazı evlerin bodrumlarına sığındıkları bilgisi çeşitli kanallardan edinilmiş ve derneğimiz tarafından başka sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucuları ile birlikte çeşitli girişimlerde bulunulmuştur. Kurumumuzun, çeşitli siyasi ve sivil toplum kuruluşlarının ve insan hakları savunucularının bireysel ve grup bazlı temaslarında; sivillerin tahliyesi için bir güvenlik koridoru oluşturulması, silahlı personele karşı sivillerin yaşadığı iddia edilen güven problemi sebebiyle tahliyelere yardımcı olmak ve tahliyeleri gözlemlemek üzere bir sivil heyetin tahliye bölgesine alınması talep edilmiştir.

Ankara ve Diyarbekir’de yapılan çeşitli görüşmeler neticesinde Diyarbakır Valiliği tarafından; 23 Şubat 2016 Salı günü, saat 16.00’da çatışma bölgesinden çıkmak isteyen sivillerin tahliyeleri ile ilgili “gerekli kolaylığın sağlanacağı” duyurulmuş (link), 24 Şubat 2016 Çarşamba günü saat 15.30 ile 17.00 arasında “söz konusu sivil vatandaşların bölgeden çıkmaları için her türlü önlemin alınacağı ve gerekli her türlü kolaylığın sağlanacağı” kamuoyu ile paylaşılmış (link), ve son olarak 26 Şubat 2016 Cuma günü “15:30 ile 17:00 saatleri arasında son defaya mahsus olmak üzere, güvenlik güçlerince her türlü emniyet tedbiri alınacak, var olduğu iddia edilen çocukların ve yaşlı vatandaşların Cumhuriyet İlköğretim Okulu bölgesinden operasyon bölgesi dışına tahliyesi edilebilmesi maksadıyla her türlü kolaylık sağlanacaktır.” denilmiştir (link). 

23 Şubat 2016 Salı günü bir MYK üyemiz yanında iki gazeteciyle saat 16.15’de muhtemel tahliyeleri gözlemlemek üzere Suriçi’ne gitmiş, 16.15 ila 17.00 arasında yoğun silah seslerine şahit olmuşlardır. Anılan tarihte herhangi sivil bir heyet bölgeye alınmadığı için içeride yaşananlara şahit olunamamış ancak patlama ve silah seslerinden tahliye için ortamın güvenli olmadığı kanaatine varılmıştır.

24 Şubat 2016 Çarşamba günü yine MYK ve Şube üyelerinden bir heyet yanlarında gazetecilerle bölgeye intikal etmişlerdir. Sivil bir heyetin bölgeden tahliyeler için yardımcı olma talebi Valilik tarafından yine kabul edilmemiş, alana AA ve İHA muhabirleri dışında kimse alınmamış, Dört Ayaklı Minare civarına ambulanslar geldiği görülmüştür. Bu esnada heyette yer alanlar tarafından çatışma bölgesinde bulunan sivillerden bazıları ile yapılan telefon görüşmelerinde siviller, bir önceki gün olduğu gibi devletin askeri personeline karşı yaşadıkları güven sorununu paylaşmış, “teslim ol çağrısı yapıldığını ve eğer sivil bir heyet tahliyelerde yer almazsa dışarı çıkmayacaklarını” ifade etmişlerdir. 

25 Şubat 2016 Perşembe günü kurumumuzun da dahil olduğu Diyarbekir’deki birkaç sivil toplum kuruluşunun girişimleri devam etmiş, Valilikle yapılan görüşmelerde sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan sivil bir heyetin çatışmaların devam ettiği bölgeye gidip açılacak olan koridor vesilesiyle insanların çıkarılması ve bu doğrultuda söz konusu bölgelerde çatışma ve ağır top atışlarının görüşmenin yapıldığı akşam ve bir sonraki gün için durdurulması halinde sivillerin bunu bir iyi niyet göstergesi olarak düşüneceği talebi iletilmiştir. STK temsilcilerinin oluşturacağı sivil heyet önerisi kabul görmüş olsa da yapılan top atışlarının ve operasyonların durdurulması talebine olumlu yanıt alınamamıştır. Aynı akşam Sur'da yapılan operasyonlar sonrasında içlerinde (çocuklar dahil) sivillerin de bulunduğu 22 kişinin yaralandığı bilgisi gelmiştir.

26 Şubat 2016 Cuma günü STK temsilcilerinden oluşan heyet bir önceki gün alınan karar doğrultusunda son kez Valilikle yaptığı görüşmelerde bölgeye alınamayacağı cevabıyla karşılanmıştır. Gerekçe olarak da gelen emirin bu yönde olduğu ve bunun dışına çıkılamayacağı belirtilmiştir. 

Valilik Cuma günü 15.30-17.00 saatleri arasında herhangi bir sivil tahliyesi gerçekleşmemesi üzerine yaptığı açıklamada operasyon bölgesinden çıkmak isteyen vatandaşları karşılamak üzere “2 Vali Yardımcısı başkanlığında iki ayrı noktada iki heyet görevlendirilmiş ayrıca bölgede 112 Ambulansları ve diğer görevliler hazır bulundurulmuş olmasına rağmen söz konusu bölgeden çıkan vatandaş olmamıştır.” demiştir.

Valilik tarafından yapılan duyurularda “tahliyelerde kolaylık sağlanacağı” ifade edilirken sonrasında paylaşılan bilgilendirmede “güvenlik koridoru açıldığı” ifade edilmiş, bu durum “güvenlik koridoru”nun insan hakları savunucuları ile valilik makamı tarafından farklı anlamlandırıldığı şeklinde yorumlanmıştır. Ayrıca eğer siviller “güvensizlik” sebebiyle de olsa dışarı çıkmamışlarsa onları tatmin eden bir “güvenlik ve kolaylık” sağlanamamış demektir.

İddialar

Çatışma bölgesinde mahsur kalan sivillerle ilgili devlet kanadından, çatışan gruplara yakın kanallardan ve bölgedeki sivillerin kendi ifadelerinden çeşitli iddialar dile getirilmektedir: Telefonla kendilerine ulaşılan kişiler sivil olduklarını, yanlarında silahlı kimselerin olmadığını ifade etmekte ve devletin silahlı personeline güvenmedikleri gerekçesiyle sivil bir heyet olmadan çıkmayacaklarını söylemektedirler. Buna karşın hükümet kanadından çatışma bölgesinde sivillerle silahlı kişilerin bir arada olduğu, silahlı kişilerin sivil kişileri zorla alıkoydukları ve kendileri de bölgeden güvenli bir şekilde tahliye olmadan sivillerin çıkmalarına izin vermedikleri iddia edilmektedir.  Bu iddiaların doğruluğunun sıhhatli bir şekilde açığa çıkarılması ancak sivil bir heyetin tahliye bölgesine alınması ile mümkün olabilir. Sivil bir heyet tahliyelerde yer alsın ve sivillere tahliye çağrısını onlar yapsın istiyoruz. Böyle bir girişimin sivillerin çıkmama yahut çıkamama gerekçelerine cevap bulabileceğini düşünüyoruz.

Çağrı

Yukarıdaki iddiaların, çatışma bölgesindeki silahlı ve sivillerin net sayısı konusunda kesin bir bilgiye sahip değiliz. Ancak bölgede sivillerin de bulunduğu, çatışma alanında mahsur kaldıkları ve devletin silahlı personeline karşı bir güven sorunu yaşadıklarını biliyoruz.

Yukarıda anlatılanlar ışığında ilk çağrımız Hükümet yetkililerine: Bölgede, sivil bir heyetin tahliyelerde yer alması şartıyla çıkmayı kabul eden siviller bulunmaktadır. İçerideki sivilleri tehlikeye atacak top atışı ve çatışmalardan kaçınmak konusunda askeri personele kesin talimat verin! Bu kişilerin güvenli bir şekilde tahliye olabilmeleri için sivil bir heyetin tahliyelerde yardımcı olmasına müsaade edin! Sivil bir zırhlı araç ile bölgeye girmemize, çağrıyı bizim yapmamıza ve onların tahliyelerini sağlamamıza olanak sağlayın!

İkinci çağrımız çatışma bölgesindeki silahlı kişilere: Eğer içeride sivil kişilerle aynı mekânı paylaşıyorsanız bilmelisiniz ki onları tehlikeye atmaktasınız ve bunun kabul edilebilir hiçbir gerekçesi olamaz. Eğer sizinle birlikte bulunan siviller varsa tahliyelerini sağlamak sizin de sorumluluğunuzdadır. Onlar sizden ayrılmak istemeseler dahi tahliye olmaları için onları ikna etmeniz gerekmektedir.  Sivillerin, onları almaya gelecek herhangi bir heyete doğru güvenli bir şekilde ilerlemeleri ve çatışma bölgesinden ayrılmaları için üzerinize düşen sorumluluğu yerine getirin!

Biz insan hakları savunucuları her durumda yaşam hakkını önceliyor, yaşam hakkının herkes için olduğu gibi sizin için de en öncelikli ve en değerli hak olduğuna inanıyoruz. Yaşam hakkınızın ortadan kalkmayacağı bir durum için çabaladığımızı ve çabalayacağımızı ifade ediyor, sizin de hem siviller için hem de kendiniz için bu hakkı öncelemeniz gerektiğini düşünüyoruz.

Son çağrımız yine hükümet yetkililerine: İçeriden yalnız sivillerin tahliye edildiği bir durumda, çatışma bölgesinde hukuk içinde hareket etmeniz ve yargısız infaz yapmamanız gerektiği, içeridekiler silahlı olsalar ve suçlu olduklarına inansanız dahi yaşam hakkını önceleyen bir yaklaşım benimsemeniz gerektiğini unutmayın!

MAZLUMDER Genel Merkezi

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2016-03-01
Okunma Sayısı : 2546
Şube ve Temsilcilerimiz
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 5 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2279693

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari