Rojava Yönetimi İnsan Haklarına Aykırı Uygulamalara Son Vermelidir!

PYD yönetiminin Suriye’de hakim olduğu alanlarda yaşanan hak ihlali haberleri üzerine MAZLUMDER Dış İlişkiler Komitesi aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır.

Suriye’nin kuzeyinde yer alan Afrin, Ayn el-Arab (Kobanî) ve Cezire bölgeleri Esed Rejimi’ne bağlı güçlerin çekilmesi sonrasında Demokratik Birlik Partisi (Partiya Yekîtiya Demokrat, PYD) tarafından ilan edilen 3 kanton vasıtasıyla yönetilmektedir. Esed rejimine bağlı memurlar tarafından idare edilen bazı birimler haricinde bu bölgelerde hukuki, siyasi ve askeri yapı PYD ve PYD’ye bağlı organlar tarafından idare edilmektedir. Ne var ki “demokratik özerklik” taahhüdüyle fiili bir yönetim oluşturan PYD’nin kontrolü altında tuttuğu bölgelerdeki vahim insani durum bu taahhüt hakkında ciddi şüpheler uyandırmaktadır.

Başta İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Ve Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) tarafından ilan edilen veriler ve hazırlanan raporlar olmak üzere birçok bağımsız gözlem kuruluşu, medya organı ve bireysel şahitlikler bölgede yaşanılan yoğun hak ihlallerinin tahammül edilemez seviye geldiğini ortaya koymaktadır. Yönetimi fiili olarak elinde tutan PYD uluslararası hukuki standartlara, insan hakları prensiplerine ve savaş hukukuna kayıtsız ve şartsız olarak bağlı kalmak durumundadır.

Rojova bölgesinde,bütün diğer sorunlara da kaynaklık eden en temel sorun, uluslararası standartlara uygun ve bölge halkını kapsayıcı bir hukuk sisteminin olmayışıdır. Yasama yetkisini elinde bulunduran kantonlar evrensel temel normlara uygun bir hukuki yapı oluşturamadığı gibi mevcut yasalara göre işleyen mahkemeler de adil yargılanmayı temin edecek kurumsal yapıdan uzaktadır. Bu durum PYD’ye bağlı kolluk kuvvetlerinin ve askeri birimlerinin (YPG) keyfi güç uygulamalarını önleyici bir denetim mekanizması olmaması sonucunu doğurmaktadır. YPG tarafından yürütülen askeri mahkemelerde birçok ihlallere sebep olan adaletsiz yargılanma vakalarının yaşandığı şahitler ve mağdurlar tarafından beyan edilmektedir. Haksız gözaltı, gözaltında kaybolma, işkenceyle verilen ifadelerle yargılama, yerinden edilme ve sonu belirsiz tutuklamalar bölgede yaygın olarak tespit edilen bazı insan hakları ihlallerine ilişkin örnek olaylardır.

Demokratik bir yönetim için en temel gereklilik olan siyasal muhalefet ve özgür siyasal hareket zeminleri  imkanının PYD tarafından kısıtlandığı da gelen bilgiler arasındadır. Başta Suriye Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-S) taraftarları olmak üzere birçok Kürt ve Arap siyasinin baskı gördüğü, göçe zorlandığı ve güvenilmez suç ithamlarıyla hapsedildiği ifade edilmektedir. Özellikle Amude’de 2013 Haziranı’ndaki gösterilerde ve sonrasında yaşananlar muhalefete karşı tavrın vahametini ortaya koymaktadır. Bu gösteriler sırasında YPG güçleri tarafından protestoculara açılan ateş sonucu biri çocuk olmak üzere 3 kişi ölmüş onlarca kişi yaralanmıştır. Gösterilerin devamında da 50 kadar Yekitî Partisi üyesi ikna edici olmaktan uzak keyfi gerekçelerle tutuklanmıştır.

18 yaşının altındaki bireylerin verilen taahhüde rağmen silah altına alınmaya devam etmesi bölgedeki bir diğer önemli insani sorundur. PYD kamuoyuna verdiği sözleri tutmalı ve kolluk kuvvetleri de dahil olmak üzere hiçbir silahlı birimde çocukların görev yapmasına izin vermemelidir.

Bunlara ek olarak son zamanlarda kamuoyuna yansıyan basın özgürlüğünü ihlal, mülkiyet hakkı ihlallerinin de ciddi olarak araştırılması gerekmektedir. Başta Rûdaw olmak üzere muhalif basın organlarının çalışmalarının yasaklanması ve savaşın şiddetinden dolayı yurtlarından göç etmek zorunda kalan insanların toprakları, evleri ve diğer mülklerinin Cizîrê Kantonu’nun çıkardığı gayrı hukuki bir yasayla kamulaştırıldığı basına yansımıştır. Basın özgürlüğünün baskı altın alınması ve savaş durumunun yarattığı kargaşanın mülkiyet gaspına alet edilmesi bölgedeki barışın tesisi için büyük bir sorundur. Elindeki fiili siyasal ve askeri gücü barış ve huzuru tesis etmek için kullanması gereken PYD’nin bireysel hakları ayak altına alan bu politikası ve yönetim anlayışı birçok uzun vadeli problemin doğmasına sebep olacaktır.

MAZLUMDER olarak PYD’ye,

-Uluslararası yasa ve sözleşmelerin ışığında çoğulcu bir yönetim anlayışıyla hareket etmesi gerektiği,

-Basın özgürlüğü ile kişi hak ve hürriyetleri üzerinde kurduğu baskıları kaldırması,

-Muhalif siyasal yapı ve hareketlerin özgürce çalışmalarına imkan sağlayacak bir yapı oluşturarak, kontrolünde tutuğu siyasi ve askeri araçlarla engel olmaması

-Savaşın şiddetinden dolayı evlerini terk etmek zorunda kalmış olanların mülkiyet hakkını ihlal etmemesi konularında çağrıda bulunuyoruz.

Ayrıca, tüm sosyal ve siyasal kesimleri kapsayan, hukukun evrensel değerlerine bağlı, barışçıl bir tutum benimsemeye davet ediyoruz.

Kim olursa olsun, kimden gelirse gelsin, adı ister Devlet, ister Örgüt  ve isterse de Kanton olsun insan haklarını ihlal eden  bu tür yaptırım ve tasarrufları kabul edilemez bulduğumuzu ve kınadığımızı ifade ediyoruz.

 

                                                                                    Hüseyin Sevim

MAZLUMDER Genel Başkan Yard.

                                                                                                               

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2015-09-18
Okunma Sayısı : 2352
OHAL Raporu
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 5 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2533404

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari