Kobani başta olmak üzere sivilleri hedef alan, etnik ve mezhebi savaşları körükleyen her türlü eylemi lanetliyoruz!

Kobani başta olmak üzere sivilleri hedef alan, etnik ve mezhebi savaşları körükleyen her türlü eylemi lanetliyoruz!

IŞİD üyesi bir grup, Kobani'ye girerek 25 haziran 2015 günü sabah saatlerinde bomba yüklü bir aracı sivil halkın yaşadığı bölgede infilak ettirmiştir. Aynı gün, öğle saatlerinden itibaren bomba yüklü birkaç araçla daha patlamalar gerçekleştirilmiştir. Bu patlamalar ve beraberinde İŞİD ile YPG arasında başlayan çatışmalar neticesinde, çoğunluğu kadın ve çocuk 150’den fazla kişinin katledildiği, çok sayıda yaralının olduğu ve halen Kobani’de bulunan IŞİD'in elinde sivil rehinelerin bulunduğu ve IŞİD ve YPG mensupları arasında ise çatışmaların devam ettiği bölgeden gelen diğer haberler arasındadır.

IŞİD; başta Kürt, Arap ve Türkmenler olmak üzere bölge halklarının kendi etnik, dini ve mezhebi kimlikleriyle; özgür, eşit ve adil bir toplumsal/siyasal yapı içerisinde birlikte yaşama ümidini ve imkânlarını engelleme/yok etme konusunda, en kanlı katliamları ve insanlık dışı infazları yerine getirmeye devam etmektedir. Bu örgüte ve insanlığın yüz karası eylemlerine her kim, nerede ve ne şekilde destek veriyorsa; işlenen zulümlerin de ortağı sayılmalıdır.

İnsanlığın ortak vicdanı ve bölge Müslümanlarının özgür ve adil bir dünya için gösterdikleri çabalar; bu tür örgütleri, tarihin karanlık sayfalarına mahkûm edecektir.

Kobani'de devam eden vahim tablo yetmezmiş gibi, adeta "Cinnet Cuması" olarak adlandırabileceğimiz bir gün de 26.06.2015 tarihinde yaşanmıştır.

Şöyle ki;

-Kuveyt'te; Şiilerin ibadet ettiği El İmam El Sadık Camii'nde, cuma namazı sırasında düzenlendiği anlaşılan intihar saldırısı neticesinde 24 kişinin öldüğü ve çok sayıda yaralının olduğu,

-Tunus'ta; iki otelin plajında silahlı saldırının yaşandığı, çoğu turist en az 36 kişinin öldüğü, silahlı saldırganın ölü ele geçirildiği,

-Irak’ta, başkent Bağdat’ın farklı semtlerinde meydana gelen patlamalarda 6 kişinin öldüğü, 16 kişinin yaralandığı,

-Fransa'da; Grenoble kentindeki bir gaz fabrikasında meydana gelen patlamanın planlı bir saldırı olduğu, yine aynı fabrikada bir kişinin başı kesilerek öldürüldüğü ve 2 kişinin de yaralandığı;

aynı gün içinde gündeme gelen haberler arasındadır. Kuveyt’te gerçekleştirilen intihar saldırısını IŞİD'in Suudi Arabistan'daki kolu "Vilayeti Necd" adlı örgüt üstlenirken, diğer saldırıların faili olarak da dikkatler yine IŞİD üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Tüm bu korkunç eylemler neticesinde; bölge mezhep savaşları ve iç çatışmalara ve beraberinde sonu gelmez bir felakete sürüklenmektedir. Bu durum, Filistin'de süregelen işgal ile bu işgalin İslam dünyasındaki işbirlikçilerinin hesaplarının üzerini örtme niyetine hizmet ettiği yönündeki kaygılarımızı gün geçtikçe arttırmaktadır.

Yaşanan tüm bu gelişmeler karşısında, MAZLUMDER olarak 10 Temmuz 2014 tarihindeki "Tüm Müslümanları ve Ortadoğu Halklarını Tarihi Sorumluluklarını Hatırlamaya Çağrı!" metnimizle başlattığımız “Mezhep Kavgasına Son Ver!” kampanyamızın ana mesajını yinelemekte fayda görüyoruz:

"Suriye iç savaşının tetiklediği gerilim maalesef komşu ülkelere ve bölgeye yayılma eğilimi taşıyor. Bölgeye taşınan gerilimin Müslümanların iç savaşına dönüşmeye başladığına şahit olmaktayız. Bu yeni savaşın taşıyıcıları, mezhep farlılıklarının oluşturduğu tarihi gerilimin taraflarını kendi iktidarlarının tesisine vesile yaparak savaşı yaygınlaştırmak istiyorlar. Savaşın tarafı durumuna getirilmek istenen Sünni ve Şii mezhep kimliğine sahip halklarımız, kötülüğün kaynağı olan küresel kapitalist güçlere, yerli işbirlikçilerine ve Siyonist işgale yönelmek yerine farklı mezhep mensuplarını yok etmeye yöneltilmek isteniyorlar. Doğal olarak bu kaos ortamının en büyük kazananı küresel kapitalist güçler, yerli işbirlikçileri ve Siyonist işgalci iken en büyük kaybedeni ise Dünya’nın tüm Müslüman halkları, bölge halkları ve insanlığın binlerce yıllık birikimidir… Kendi ihtilaflarımızı küresel kapitalist güçlerin ve yerli işbirlikçilerinin istismar etmesine izin vermekle asıl bizler sorumluyuz. Tüm Müslümanları, insanlığı bu büyük beladan koruyacak akla ve irfana davet ediyoruz. "

MAZLUMDER olarak;

a-Öncelikle Kobani'deki bombalı saldırıları ve akabinde "Cinnet Cuması”nda dünyanın farklı yerlerinde gerçekleşen tüm şiddet eylemlerini, sivillerin katledilişini, bunların faillerini ve azmettiricilerini lanetliyoruz.

b-Kobani'deki vahim hadiseyi gerçekleştirenlerin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinden Kobani'ye giriş yaptıkları yönündeki iddiaların herhangi bir spekülasyona mahal bırakmayacak ve kamu vicdanını tatmin edecek titizlikte incelenerek aydınlığa kavuşturulması gerektiğini vurguluyoruz. İddiaların doğruluğu yönünde sonuca varılması halinde ise; ihmal düzeyinde dahi olsa sorumluluğu bulunanların tespit edilerek, gerekli yasal işlemlere tabi tutulmasını talep ediyoruz.

c- Çok sayıda ölünün ve yaralının olduğu elim olaylar neticesine; her bir birey ile kurum ve kuruluşu sorumlu davranmaya, hangi amaçla olursa olsun herhangi bir nesnel dayanağı bulunmayan iddialar ortaya atarak, yas ortamında yeni acılar yaşanmasına sebep olabilecek her türlü söz ve fiilden uzak durmaya davet ediyoruz.

d-Ülkemizdeki tüm siyasi aktörlerden, sivil toplum kuruluşlarından, cemaat ve diğer toplumsal gruplardan; bu tür vahim hadiseler karşısında birlikte saf tutan, itidali ve sorumluluğu elden bırakmayan bir tavır ve davranış içerisinde olmalarını beklediğimizi hatırlatıyoruz.

MAZLUMDER GENEL MERKEZİ

 

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2015-06-27
Okunma Sayısı : 1375
Şube ve Temsilcilerimiz
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 5 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2281880

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari